....AŞİRE MİRDESA...
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.
....AŞİRE MİRDESA...

TARİHİN ŞANLI AŞİRETİ
 
HomeLatest imagesXwe register bikeTêkeve
Bigere
 
 

Display results as :
 
Rechercher Advanced Search
Latest topics
» Derneğimizin yeri
SÖYLEYİŞİ Icon_minitimeFri Feb 15, 2013 8:46 pm by mirdesiLi

» Soyisimlerimiz
SÖYLEYİŞİ Icon_minitimeFri Feb 15, 2013 8:38 pm by mirdesiLi

» DİROKA(TARİHİMİZ)
SÖYLEYİŞİ Icon_minitimeSun Oct 23, 2011 2:41 am by mirdesiLi

» İŞTE HABER
SÖYLEYİŞİ Icon_minitimeSun Aug 22, 2010 3:15 pm by mirdesiLi

» dernek kuruldu
SÖYLEYİŞİ Icon_minitimeSun Aug 22, 2010 3:11 pm by mirdesiLi

» terikan veya terkan isminde anlılan aşiret mirdestir
SÖYLEYİŞİ Icon_minitimeSun Aug 01, 2010 7:26 pm by mirdesiLi

» NEDEN BİRLİK VE BERABERLİK OLMASIN NEDEN .....!!!!
SÖYLEYİŞİ Icon_minitimeSun Jul 25, 2010 10:31 pm by mirdesiLi

» OSMAN SABRİ VE KÜRT HAREKETİ
SÖYLEYİŞİ Icon_minitimeSun Jul 04, 2010 11:55 pm by mirdesiLi

» İŞTE AŞİRETİMİZİN İÇİNDE GEÇTİĞİ BİR YAZI DAHA
SÖYLEYİŞİ Icon_minitimeSat Feb 06, 2010 4:34 pm by mirdesiLi

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Forum
Ortaklar

 

 SÖYLEYİŞİ

Go down 
NivîskarNûçe
mirdesiLi

mirdesiLi



SÖYLEYİŞİ Empty
MesajSernav: SÖYLEYİŞİ   SÖYLEYİŞİ Icon_minitimeSat Aug 08, 2009 7:11 pm

Mirdasiler Üzerine Söyleşi

26 Mayıs 2009 Salı Saat 20:39

Şecerede “Pîr Mansur, Mîrdasî, El Kurdî” diye yazmaktadır. Bundan da anlıyoruz ki Mirdasiler Kürd’tür.


Sıdkı Zilan: Okuyucularımız için kendinizi tanıtırsanız memnun oluruz, Nusret Aydın kimdir?
Nusret Aydın: 1954 yılında Diyarbakır'ın Eğil ilçesinde doğdum. Eğitimimi Eğil ve Diyarbakır'da tamamladım. 1978 Yılında İstanbul Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksekokulunu bitirdim. Öğrenci iken Türk Haberler Ajansında çalıştım. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde Sosoyal Siyaset üzerine bir yıllık mastır programına katıldım. Memurluk yaptım. 1985 yılından emekli olana kadar bir ülkenin elçiliklerinde memur olarak çalıştım.

S. Zilan: Eğil'in tarihi ile ilgili kitabınızı okuyunca, coğrafyamızla ilgili malumata sahip olduğunuzu gördüm. Bu kitapta “Mirdasiler”den bahsetmişsiniz. Biraz bu konuyu açar mısınız?
N. Aydın: Mirdasilerin kökeni, geldiği yerler hakkında üç görüş vardır. Birinci görüş, Şerefname'nin yazarı Şerefxanê Bidlisî'ye aittir. Ona göre; Mirdasiler, Halep civarında egemen bir toplum-halk iken hâkimiyetlerini yitirince Eğil ve civarına gelip yerleşmiş ve Pîr Mansur'un himayesiyle buraya hâkim olmuşlardır. Sonraları Pîr Bedir döneminde dini ve siyasi bir topluluk olarak bölgeye hâkim oldular.

Selçuklular Mirdasi hâkimiyetine son verdiler. Bir kabile ve dini topluluk olarak Mirdasilere kadar giden-malumat içeren şecereler vardır. Benim vakıf olduğum ve bizzat okuduğum bir şecerede “Pîr Mansur, Mîrdasî, El Kurdî” diye yazmaktadır. Bundan da anlıyoruz ki Mirdasiler Kürd'tür.

İkinci Görüş; Sayın Abdullah Varlı Hoca'ya aittir. Seyda'ya göre, Mirdasîleri Merwanilerin devamı olarak ele almak gerekir.

Üçüncü Görüşe göre ise Mirdasiler, Hakkâri civarından bir kısmı Halep, bir kısmı da doğrudan Bitlis, Eğil, Siverek, Gerger, Dersim'e kadar yayıldılar. Halep civarındakiler de hâkimiyetlerini yitirince onlar da Eğil civarına geldiler. Doğrudan Hakkâri civarından gelenler Dimili, Halep civarından gelenler ise Kurmancî konuşuyorlardı, diye rivayet edilmektedir. Dimililerin, Hawramanî olduğu ve güneyden Hakkâri'ye, oradan da doğrudan kuzeybatı Kürdistan'a yayıldıkları, bir kısmının da Halep ve civarı yani ilkin batıya, sonra batıdan kuzeydoğuya, Eğil civarına geldikleri yönündedir.

S. Zilan: Bu çalışmalarınızı daha da derinleştirmek istiyor musunuz? Sizi yakından tanıyanlar, bu konuda daha kapsamlı çalışmalar beklemektedirler.
N. Aydın: Mirdasileri müstakil olarak ele alan bir çalışmamız vardır. Ancak, kitap basım aşamasında olduğu için beklemeniz gerekecektir. Bu aşamada fazla malumat veremeyeceğim.

S. Zilan: Coğrafyamızı ve gelişmeleri bilen biri olarak, halkımızın ve özellikle lisanımızın geleceğini nasıl görüyorsunuz?
N. Aydın: Halkımızın çok çalışması, kültürüne, diline ve tarihine vakıf olarak çocuklarını yetiştirmesi gerekir, diye düşünüyorum. Dilin eğitimde, ticarette kullanılması ve bir getirisinin olması, maddi bir karşılığının olması gerekir ki yaşayabilsin. Tedrici olarak seçmeli ders, zorunlu ve eğitim dili olarak kullanılması gerekir ki netice hâsıl olsun. Bu sorumluluk da siyasi iktidarlara, devlete düşer.

S. Zilan: Bu özlü ve doyurucu izahlarınız için teşekkür ederiz.
N. Aydın: Ben de teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim
Vegere jor Go down
 
SÖYLEYİŞİ
Vegere jor 
Rûpel 1 ji 1

Permissions in this forum:Tu nikarî bersîv bide ser mesajên li ser vê forumê.
....AŞİRE MİRDESA... :: MİRDES AŞİRETİ HABERLER VE DUYURULAR-
Biçe ser: